Dikkat!!! 1911 yılının Mayıs ayında,
Fransız fotoğrafçı
Gertrude Bell
tarafından çekilen, eski adıyla Mayafarkin olan ilçemizin ilginç ve tarihi
görüntüleri için
tıklayın...
Asurlar Zamanında kurulmuş olduğu
söylenen,Silvan,Diyarbakır ile ortak bir geçmişe sahiptir.Büyük Tigran
tarafından kurulan Tigranokerta olarak bilinen Silvan, Helenistik
Çağın en büyük ve en önemli kentlerinin başında gelmektedir.
M.S 410 yılında Mar Marutha tarafından İran hükümdarı II. Şapur tarafından
katledilen Hristiyan askerleri arasında “Kırklar” diye bilinen 40 Hristiyan
şehidinin kemiklerinin büyük bir merasimle getirtip inşa ettirttiği kalede
yapılan kemerlere bu kemikleri gömdüğü için Bizanslılar şehre
Matryropolis (Şehitler Şehri ) adını vermişlerdir. VI.yy’da Bizans
İmparatoru Justinanus’un Silvan Kalesini güçlendirip bu kale şehre kendi
adını vererek, Justinianopolois’i Perslere karşı çok önemli bir garnizon
olarak kullandı.
639 senesinde , Hz.Ömer döneminde, Iyaz Bin Ganm tarafından
Bizanslıların idaresindeki Silvan fethedilir. Sonraki dönemlerde
Hamdaniler (980-984), Mervaniler (984-1085 ) ,Büyük Selçuklu
İmparatorluğu - Artuklu Beyliği ( 1118…), Eyyubiler, Anadolu
Selçuklular’ın idaresinde kalan Silvan 1259 yılında Hulagu önderliğindeki
Moğollar tarafından zapt edilip, harabeye çevirilmiştir.Daha sonra İlhanlılar,
Akkoyunlular (1375’e kadar), Karakoyunlular, Timur Döneminde ise
(1397-1506) Silvan tekrar Akkoyunlulara veriliyor.
1506’da Safevilerin idaresine geçen Silvan , 1514 Çaldıran savaşı’ndan sonra
1524 senesinde Osmanlı Devleti’nin idaresine geçmiştir. İslamiyet
döneminde de Ortaçağ’ın en parlak kentlerinden biri olması ,Meyyefarkin adıyla
Mervani Devleti’nin başkenti, Artuklu Devleti’nin ikinci başkenti ,Eyyubilerin
ana merkezi olması Silvan’ın tarihte önemli bir rol almasına sebep olmuştur.
Mipherket, Muhargin, Farkin, Sliv, Sıliva ve bugünkü adıyla Silvan, 1873 yılında
ilçe merkezi olarak Diyarbakır’a bağlanan en büyük ilçelerden biri olmuştur.
Atatürk, Silvan’da bulunan 16. Kolordu Karargahı’na, 14 Nisan 1916’da
Mirliva (General) olarak terfi etti. . Burada görev yaptığı sırada verdiği
taarruz emri ile 7 Ağustos’ta Muş, 8 Ağustos’ta da Bitlis , Rusların
elinden geri alınır. Atatürk’ün ,Silvan’da kaldığı dönemlerde Sadık
Üstün’e göndermiş olduğu mektupları, hala bu aile tarafından muhafaza
edilmektedir.
Silvan sahip olduğu tarihle eşdeğer önemli tarihi eserlere sahiptir. Surlarla
çevrili kalesi ve burçlarıyla yüksekliği 25 metreyi geçen ve dünyada dolgu
sistemiyle yapılan tek kale-şehir olması; efsane aşka konu olan
Zembilfroş Burcu, dünyanın en geniş taş kemerli köprüsü olan Malabadi
Köprüsü, Kemuk Köprüsü (baraj altında kaldı); Bizans
bazilikanı sütunlarında kullanmak suretiyle yapılan ve bölgenin büyük
camilerinden olan Selahattin-i Eyyubi Camii (Ulu Camii) ,Karabehlülbey
Camii, Kıldan Kilisesi (Belediye Camii), Eyyubi Camii (Kırık
Minare), Boşat Kalesi, Helda Kalesi, Şemak Kalesi
kalıntıları, Roma Eseri olan Başıka Kalesi ; yine ilçe merkezinde
bulunan Atatürk Evi Müzesi, Üstünlerin Evi, Azizoğullarının Evi…,
çeşmeler, türbeler ; Temtemburg ve Hemido Mağarası,
Paleolitik çağdan kalma buluntuların olduğu ve Ortaçağ’da Hıristiyanlar
tarafından iskan edilen , birbirine koridorlarla bağlı 300 adet odadan oluşan ve
kapladığı alan itibariyle dünyada emsal teşkil eden Hasuni Mağaraları ve
Hasuni Kilisesi ; çok önemli tarihi miraslarımızdandır.
Bu Kale-Şehir, tarihin bütün dönemlerinde ayrı bir önem ve zenginlik
kazanmıştır. Ayrıca Malabadi Köprüsü yakınlarında, Silvan-Kozluk İlçe (Batman
ili sınırlarında yer alan ) sınırlarında bulunan ve Anadolu’nun ilk
yerleşim yerlerinden olan Hallan Çemi Höyüğü’ndeki Neolitik Dönemden kalma
buluntular da , Silvan’ın ve bölgenin tarihi geçmişine ışık tutmaktadır.-
|